Hemen
hemen herkesin çocukları ile iletişim kurmakta zorlandığı
zamanlar oluyordur. Kimi zaman yeterince açık anlattığınız
halde çocuğunuzun neden sizi anlamadığını inatlaştığını
düşünür ve işin içinden çıkmakta zorlanırsınız..
Yaşı
kaç olursa olsun her çocuk anlaşılmak ve isteklerinin yerine
getirilmesini ister. Okulöncesi dönem çocukları da kimi zaman
kendini anlatmakta yada karşısındakini anlamakta zorluklarla
karşılaşır. Sağlıklı bir iletişim kurmak için ilk şart
çocuğunuz ile aynı boy hizasında durarak göz teması
kurmanızdır. Bu ona kendisini ciddiye aldığınızı, önemsediğinizi
ve can kulağıyla onu dinlemeye hazır olduğunuzu ifade eden en
önemli hareket olacaktır.
Konuşurken
asla sözünü kesmeyin ve cümlesini bitirmesini bekleyin. Böylelikle
kendine güven duygusu güçlenecek ve düşüncelerini rahat
bir şekilde ifade etme becerisi kazanacaktır.
Çocuğunuzu
dinlerken ve onunla iletişim kurmaya çalışırken bulunduğu yaşı
ve gelişim özelliklerini unutmamalısınız. Anlatacağı hayali
veya abartılı olaylar karşısında dalgacı bir tavırla değil
onu anladığınızı ifade eden sözler sarf ederek anlattıklarının
gerçek olamayacağını ona anlayabileceği şekilde söylemelisiniz.
Yeni
hayata başlayan her çocuk gibi etrafında olup bitenlerle ilgili
size onlarca soru sorarak bunalmanıza neden olabilir. Bunu çok doğal
karşılamalı ve çocuğunuzun merak duygusunu o anki bunalma
halinizle bastırmamalı ve her sorduğu soruya (bu ne, neden, nasıl
vb..) mantıklı, kısa ve net yanıtlar vererek onu
desteklemelisiniz. Sorduğu sorular karşısında olumsuz yanıt ve
tepkilerle karşılaştığında onu içe kapanık ve özgüveni
olmayan bir çocuk olarak büyütmüş olursunuz. Bir süre sonra
sizden aldığı olumsuz tepkiler soru sorma isteğini
bastıracaktır. Unutmayın sormadan hiçbir bilgiyi öğrenemez..
Çocuğunuzun
düşüncelerine önem verdiğinizi ona hissettirin. Örneğin ona bir
kıyafet almayı düşündüğünüzde fikrini sorun ve onun
beğendiği kıyafeti alın. Tabi bulunduğu yaş nedeniyle her zaman
sağlıklı ve doğru seçimler yapamayacağı için ona seçenekler
sunabilirsiniz.. Örneğin; bu kırmızı kazağımı almamı istersin
yoksa yeşil olanı mı? veya köfte mi yapalım bugün yoksa pırasa
mı? gibi..
Seçenekler
çocuğunuzun da hoşuna gidecek maddelerden oluşursa işiniz daha
kolay olacaktır. Seçenek sunmadan ne istediğini sorduğunuzda
muhtemelen heyecanla ve mantıklı düşünme yetisi henüz
oluşmadığı için olmaması gereken bir şık sunabilir ve sizi
zor durumda bırakabilir. Örneğin kış günü kısa kollu t shırt
giymek isteyebilir ve bunun yanlış olacağını üşüyebileceğini
ve hasta olacağını söylediğinizde daha ilk cümlenizin sonunda
isyan bayrağı çekip inatlaşmaya başlayabilir. Bunun olmaması
için ne giymek istersin sorusundan ziyade seçtiğiniz mevsime uygun
iki kazaktan birini seçme hakkını ona bırakabilirsiniz. Böylelikle
hem kontrol sizde olur hem de çocuğunuz kendi yaptığı tercihi
giydiği için mutlu olur.
İşin
özünde her zaman dediğim gibi çocuk ile empati yapmak en sağlıklı
iletişim yoludur. Önce siz onun yerine geçin ve olaylara
vereceğiniz tepkileri tartın. Sonrasında sizde çocuğunuzun söz
hakkına sahip bir birey olarak yetişmesinin hem en doğal hakkı
hem de gelişiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu daha iyi
anlayacaksınız.
Ve her şeyden önce sizinle iletişime geçmeye
çalışan çocuğunuzu sakın ertelemeyin. İşiniz ne olursa olsun
mola verip onu dinlerseniz kendini değerli hissetmesini sağlamış
olacaksınız unutmayalım..