Korku her insanın içinde barındırdığı doğal bir duygudur. Yetişkinler hayat mücadelesi içinde gelecek kaygısı ve çeşitli korkular ile yaşarken çocuklarımız da en az yetişkinler kadar derin yaşarlar kaygı ve korku duygularını. Kimi anne baba çocuğunu korkularının üzerine gitmesi için teşvik ederken kimi aileler de daha korumacı bir tavır ile çocuklarının korkularıyla yüzleşmesini engellemeye çalışırlar. Peki hangi ailenin tutumu doğrudur?
Çocuklar ne korkuları ile yüzleştirilip üzerine gidilmeli ne de korumacı tavırla korkularıyla yüzleşmesi engellenmeli. Her iki durumda çocuk bocalayacak ve işin içinden çıkmakta zorlanacaktır.
Bebeklik döneminden başlayarak çocuklar dönem dönem aşırı seslerden ,ani çıkışlardan, abartılı sevgi gösterilerinden korkabilirler. Sonrasında bunların yerini anne babayı kaybetme, yalnız kalma, sevilmeme, başarısızlık, bazı hayvanlardan ürkme, hayalet, cadı gibi korkutma maksatlı anlatılan hikayeler (ki bu tarz hikayeler asla çocuğa anlatılmamalı!!!)ve daha birçok nedenle korku duygusuyla karşı karşıya kalırlar.
Böyle bir durumda bize düşen görev öncelikle çocuğumuzun neden korktuğunu ve bu korkunun altında yatan sebepleri bulmamızdır. Çocukta korkuya neden olan durum yada durumları ortadan kaldırmalı ve çocuğumuzun korkularını yenmesi için sabırlı olmalıyız. Asla çocuğunuzun korkularıyla dalga geçmemeli ve yok saymamalıyız. Aşırı koruyucu davranışlar sergileyerek etrafından ve çevresindeki insanlardan korkan bir çocuk olarak yetiştirmemeli, onu arkadaş edinmesi için cesaretlendirmeli ve örnek olmalıyız. Korku duyduğu birçok konuda onu zorlamadan kısa ve net açıklamalar yaparak aslında korkulmayacak bir durum olduğu duygusunu aşılamalı ama asla onu kendi isteği dışında korkuları ile başa çıkması için yalnız bırakmamalısınız.
Unutmayın çocuğunuz herkesten çok size güveniyor ve sizin ona göstereceğiniz davranış kalıplarını örnek alıp güven duygusunu sizinle kazanıyor.
Çocuklar ne korkuları ile yüzleştirilip üzerine gidilmeli ne de korumacı tavırla korkularıyla yüzleşmesi engellenmeli. Her iki durumda çocuk bocalayacak ve işin içinden çıkmakta zorlanacaktır.
Bebeklik döneminden başlayarak çocuklar dönem dönem aşırı seslerden ,ani çıkışlardan, abartılı sevgi gösterilerinden korkabilirler. Sonrasında bunların yerini anne babayı kaybetme, yalnız kalma, sevilmeme, başarısızlık, bazı hayvanlardan ürkme, hayalet, cadı gibi korkutma maksatlı anlatılan hikayeler (ki bu tarz hikayeler asla çocuğa anlatılmamalı!!!)ve daha birçok nedenle korku duygusuyla karşı karşıya kalırlar.
Böyle bir durumda bize düşen görev öncelikle çocuğumuzun neden korktuğunu ve bu korkunun altında yatan sebepleri bulmamızdır. Çocukta korkuya neden olan durum yada durumları ortadan kaldırmalı ve çocuğumuzun korkularını yenmesi için sabırlı olmalıyız. Asla çocuğunuzun korkularıyla dalga geçmemeli ve yok saymamalıyız. Aşırı koruyucu davranışlar sergileyerek etrafından ve çevresindeki insanlardan korkan bir çocuk olarak yetiştirmemeli, onu arkadaş edinmesi için cesaretlendirmeli ve örnek olmalıyız. Korku duyduğu birçok konuda onu zorlamadan kısa ve net açıklamalar yaparak aslında korkulmayacak bir durum olduğu duygusunu aşılamalı ama asla onu kendi isteği dışında korkuları ile başa çıkması için yalnız bırakmamalısınız.
Unutmayın çocuğunuz herkesten çok size güveniyor ve sizin ona göstereceğiniz davranış kalıplarını örnek alıp güven duygusunu sizinle kazanıyor.

