Anaokuluna Başlarken

 Çocuklarımız bizim herşeyimiz.Onlar dünyaya gözlerini açar açmaz biz adeta hayatı onlar için yaşamaya başlıyoruz öyle değil mi?

Herşeyin en güzeli onun olsun,en güzel oyuncaklarla oynasın,en güzel giysileri giysin...
Tabi ki bu titizliği onun için okul ararken de yapmamız gerekiyor.Çocuğunuzun okula gitmeye hazır olduğunu gördüğünüz zaman yapmanız gereken ilk şey ona okulu anlatmak sonrasında gidip bir okul gezisi yapmak ve fikrini almak olabilir..Çocuklar genellikle okula ilk can atarak gelir gezer hatta eve dönmek istemez.Ancak iş kayıt sonrası anneden kopup okulda kalmaya geldiğinde sıkıntılar kendini gösterebilir.Bu durum anne ve öğretmenin iş birliği ile kolaylıkla üstesinden gelebileceği bir konudur merak etmeyin..Çocuğunuzu okula başlatmadan kısa bir süre önce ona okulda yapacağı güzel etkinlikleri anlatabilir,yeni arkadaşları olacağı ve beraber oyunlar oynarken çok eğleneceğinden bahsedebilirsiniz.Yine de çocuğunuz ilk günler sizden ayrılmak istemezse asla zorlamayın.Onu karşınıza alıp konuşun ve onu sınıfın dışında bekleyeceğinizi sonra beraber eve döneceğinizi söyleyerek rahatlatabilirsiniz.İlk günler sizde okulda bulunabilir ve bir iki saat oynadıktan sonra eve götürebilirsiniz.Böylelikle hem size güveni kaybolmamış olur hem de okulun korkulacak bir yer olmadığına daha kolay ikna olur.Zaman içinde okulda ki saatleri uzatmak öğretmeninizle sizin elinizde olan bir durum.
Öğretmenler de çocukları bu zor dönemlerinde okula daha kolay adapte edebilmek için ilk günler aileleri misafir edebilir,okulda bulunmaları gereken saati kısaltarak alıştırma yapabilir,bolbol oyun,şarkı gibi etkinlikler yaparak hem çocukların birbirlerine hem de okul ve öğretmene daha daha çabuk ve kolay alışmalarını sağlayabilirler.Ayrıca hergün yapılan küçük bir faaliyeti (bir resim çizme yada boyama bile olabilir) annelerine götürebilecekleri söylenerek çocukların annelerine kendilerinin yaptığı bir faaliyeti verecek olma heyecanı ve mutluluk duyması sağlanarak okula adaptasyonu desteklenebilir.

Gelelim yeniden okul seçimine;
En pahalı,en güzel,en lüks okula gitsin demek çocuğum tam donanımlı,harika eğitim veren bir kuruma gidiyor demek değil buna dikkat edelim..!

Peki nelere dikkat etmeli okul seçerken?

  • Öncelikle kurumun müdüründen öğretmenine,hizmetlisinden şöförüne kadar sıcak,samimi ve güleryüzlü olması gerekiyor...
  • Öğretmen ve sınıfların özelliklerine geçmeden hijyen konusunda ne kadar başarılı oldukları gözlemlenmeli,
  • Kurumda çalışan öğretmenlerin tam donanımlı,tercihen alanında üniversite bitirmiş olması,
  • Sınıfta öğretmene düşen öğrenci sayısının oranı,
  • Yardımcı bir öğretmen bulunup bulunmadığı,
  • Sınıfların aydınlık,ferah ve eğitim için yeterli büyüklüğe sahip olması,
  • Sınıftaki eğitici materyal ve oyuncakların yeterliliği ve hijyeni,
  • Uyku ve dinlenme alanlarının düzeni,
  • Mutfağın hijyen durumu ve besinlerin taze günlük alınıp alınmadığının öğrenilmesi,
  • Okulda düzenli bir pedagog ya da psikolog bulunup bulunmadığı,
  • Güvenlikle ilgili nasıl önlemler alındığı,
  • İlkyardım konusunda kurumdaki herkesin eğitimli olup olmadığı,
  • Herhangi bir durumda çocuğu anne babanın dışında üçüncü bir kişi alacaksa nasıl bir yol izlendiği gibi saymakla bitmez bir listesi var bu olayın...
Kafanıza takılan tüm soruların cevabını aldığınızda doğru okulu bulmuş olacaksınız zaten..

Kayıt aşamasını geçtiğimizde karşımıza bu kez çocuğumuzun gelişimi ve günlük rutini ile ilgili merak ettiklerimizi nasıl öğrenebileceğimize dair sorular çıkıyor.Öğretmenle düzenli bir iletişim yolu seçmek en önemli konulardan.Siz hergün çocuğunuzla ilgili önemli gördüğünüz bir bilgiyi sabah onu okula bırakırken öğretmenine bildirmek istemekte çok haklısınız,ancak öğretmenin sınıftaki diğer öğrencileri sizin yanınıza gelmek için bırakmak zorunda kalmasının sonrasında nasıl sıkıntılara yol açabileceğini tahmin etmek hiçte zor değil.Yada akşam çocuğunuzun o gün ile ilgili durumunu merak edip sormak isteyebilirsiniz.Ancak unutmayın o sınıfta sadece sizin çocuğunuz eğitim görmüyor.Öğretmen sizin gibi diğer velilerin de sorularını cevaplamaya kalkarsa sınıfıyla ilgilenecek vakti kalmayacaktır.Peki bu durumda ne yapmalı?

Çocuğunuzun o sabah bir sıkıntısı,hastalığı yada evden çıkmadan yaşadığınız bir olay varsa bunu küçük bir not defteri alıp öğretmeninize not halinde yazarak bilgilendirebilirsiniz.Öğretmeniniz bulduğu ilk fırsatta not defterini okuyarak akşam size çocuğunuzun o gün ki durumu ile ilgili bilgi veren küçük bir not yazabilir.Bakın işte bu kadar kolay...
Çocuğunuzun okulda neler yaptığını merak ediyor ancak sorduğunuzda kaçamak cevaplar alıyor hatta bazen çocuğunuzun konuyla ilgilenmediğini görüyor olabilirsiniz.Bunun nedeni çocuğunuz o an oyununa kendini fazla kaptırmış,size dikkatini veremiyor veya konuşmak ve paylaşmak istemiyor olabilir.Böyle bir durumda üstelememek ve çocuğu konuşmaya zorlamamak en doğrusudur.
Yapmamız gereken çocuğumuz okuldan geldiğinde günün nasıl geçtiğini sormak ve eğer bize cevap verip anlatırsa onu dikkatle dinleyerek ilgilendiğimizi ve merak ettiğimizi belli etmek olmalı.Ancak sorduğumuz soru karşısında umursamaz bir tavır sergiler yada yanınızdan hızla uzaklaşırsa paniklemeyin ve bir müddet bekleyin.Kendi istediği bir zaman diliminde yanınıza gelerek anlatmak isteyebilir.Ayrıca iyi bir gözlemci olursanız onu oyun oynadığı sırada yaşadıklarını canlandırırken izleyebilirsiniz.
Çocuğum benimle konuşmuyor ve okulda geçen gününü benimle paylaşmıyor yoksa bana tavır mı yapıyor korkusunu duymanıza eğer başka tepkiler almıyorsanız gerek yok demektir.Çünkü eğer çocuğunuzun size yada okulda herhangi birine bir tepkisi varsa mutlaka farklı davranışlar sergileyecektir.
Sizinle geçen günü konuşmak istememesini sizin çalıştığınız ve yorgun geldiğiniz bir iş gününü örnek alarak da açıklayabiliriz.Bütün gün koşturdunuz,verilen görevleri zamanında tamamlamak için çaba sarfettiniz ve günü tamamlayıp dinlenmek için evinize ulaştığınız o eşsiz zaman diliminde birinin size sürekli “Günün nasıl geçti ? Bugün ne yedin?Kiminle konuştun?Ne konuştun? Ne yaptın? "uzayıp giden sorulardan oluşan bir demetle geldiğini... Okurken bile bunaldınız değil mi?

Çocuklarımızı anlamak ve onlara yaklaşmak çokta zor değil,biraz empati yapmak bile yeterli olabilir..