Merhaba sevgili anneler,
Hazırsa ve yeterli edinimleri kazandıysa çocuğunuzun sizinle birebir sözlü iletişime geçmesi an meselesidir.Kimi biraz erken,kimi zamanında,kimi biraz daha geç..
Lütfen etrafınızdan gelen "aa bu çocuk gecikmiş,bizimki şu kadarken konuşmuş cümle kuruyordu!!" gibi tamamen kişisel gelişim sözcükleri içeren cümlelere kafanızı takmayın ve elinizden geldiğince çocuğunuzun dil gelişimini onunla bol bol sözlü iletişime geçerek,bazı harfleri vurgulayarak,heceleyerek,ona şiirler şarkılar söyleyip,tekerleme öğreterek desteklemeye devam edin.
"Her çocuğun gelişim aşaması aynı zaman diliminde ve sürede gerçekleşmez!!."
Bunu unutmayalım ve her ihtiyaç duyduğumuzda karşımızdakine dile getirmekten kaçınmayalım..
Önemli bir nokta; Çocuğunuzun gelişim dönemlerini gerek okuyarak gerek düzenli doktor kontrolleri ile yapmayı unutmayın ki bir dil problemi varsa erken teşhis ve tedavi her alanda olduğu gibi bu tür problemlerin çabuk düzeltilebilmesi yada gelebileceği en iyi dereceye gelmesinde büyük önem taşır.
Konuşma bozukluğunun yada dil gelişiminin gecikme nedenlerine baktığımızda;
Okuduğunuz yada dinlediğiniz bir konuşmadan etkilenerek benim çocuğumda şu yada bu problem olabilir demeyin ve şüphelendiğiniz bir durum,gerilik varsa mutlaka bir uzmandan yardım alınız.Bu ve buna benzer yazılar sadece bilinçlendirme ve farkındalık yaratmak amaçlıdır asla teşhis veya tedavi olarak kabul edilemez.
Sevgilerimle..
Hazırsa ve yeterli edinimleri kazandıysa çocuğunuzun sizinle birebir sözlü iletişime geçmesi an meselesidir.Kimi biraz erken,kimi zamanında,kimi biraz daha geç..
Lütfen etrafınızdan gelen "aa bu çocuk gecikmiş,bizimki şu kadarken konuşmuş cümle kuruyordu!!" gibi tamamen kişisel gelişim sözcükleri içeren cümlelere kafanızı takmayın ve elinizden geldiğince çocuğunuzun dil gelişimini onunla bol bol sözlü iletişime geçerek,bazı harfleri vurgulayarak,heceleyerek,ona şiirler şarkılar söyleyip,tekerleme öğreterek desteklemeye devam edin.
"Her çocuğun gelişim aşaması aynı zaman diliminde ve sürede gerçekleşmez!!."
Bunu unutmayalım ve her ihtiyaç duyduğumuzda karşımızdakine dile getirmekten kaçınmayalım..
Önemli bir nokta; Çocuğunuzun gelişim dönemlerini gerek okuyarak gerek düzenli doktor kontrolleri ile yapmayı unutmayın ki bir dil problemi varsa erken teşhis ve tedavi her alanda olduğu gibi bu tür problemlerin çabuk düzeltilebilmesi yada gelebileceği en iyi dereceye gelmesinde büyük önem taşır.
Konuşma bozukluğunun yada dil gelişiminin gecikme nedenlerine baktığımızda;
- Çocukla fazla sözlü iletişim kurulmaması
- Çocuksu tarz konuşma ve ifadelerden doğan yanlış öğrenmeler
- Uyum problemleri
- İlgisizlik
- Çocuğun kendini,isteklerini ifade etmesine fırsat bırakmadan ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak
- Evde iki yada daha fazla dilin kullanılıyor olması
- Sevgi,ilgi ve şefkat ihtiyacının tam olarak karşılanamaması
- İçe kapanıklık ve başka duygusal problemleri görebiliriz.
Peki çocuğumuzun dil gelişimini nasıl desteklemeli neler yapmalıyız?
- Çocuğumuz ile sık sık iletişime geçmeli,sorular sorup cevap vermesini desteklemeli,
- Ondan birşey yapmasını,getirmesini veya almasını istediğimizde kurduğumuz cümleleri kısa ve basit tutmalı
- Yaşına uygun parmak oyunları oynatmalı,tekerleme ve şarkılar söylemeli
- Yine yaşına uygun hikayeler okumalı yada hikayenin resimleri ile ilgili konuşmalı
- Çocuğumuzun gelişim dönemlerini gerek uzman kitapları gerek düzenli doktor kontrolleri ile takip etmeli,elimizden geldiğince onu sevdiğimizi her fırsatta ona göstererek ve ilgilenerek hissettirmeliyiz ki kendine olan güveni artsın.Böylelikle sizinle daha fazla iletişime geçmeye çalışacak ve başarısızlık korkusu en aza inmiş olacaktır.Çocuk en güzel oynayarak öğrenir bunu unutmazsak işin yüzde ellisini halletmiş oluruz.Bol bol şarkılar söyleyin,sizi tekrar etmeye çalışacaktır.Parmak oyunlarını kendisi de oynatmak isteyecektir ve sizden yeni kelimeler öğrenecektir.
Aşağıda rehberöğretmen.biz sitesinden alıntı olarak konuşma bozukluğuna neden olabilecek üç neden örneği bulunmakta.İlerleyen günlerde herbiri ile ilgili detaylı yazıları da blogda görebileceksiniz.
(Konuşma bozuklukları, bazen yapısal bazen de fonksiyonel nedenlere bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bir çok nedene bağlı konuşma sorunlarından söz edilebilir. Ancak aşağıda üç çeşit konuşma bozukluğuna değinilecektir.
Gecikmiş Konuşma
Fonolojik Bozukluk (Artikülasyon Bozukluğu)
Kekemelik – Ritim Bozukluğu
Gecikmiş Konuşma : Çocuğun konuşması yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından çok daha yavaşsa, o çocuğun konuşması gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Sözcük sayısı az olabilir, cümle kurmada zorlanabilir. Daha çok jest ve işaretlerle kendini ifade etmeye çalışır. Nedenleri arasında zor doğum, bozuk beden sağlığı, alt ve üst solunum yolları rahatsızlığı, iç salgı bezlerinin yetersizliği, dil, gırtlak kası iltihabı, uygun olmayan çevresel koşullar (uyaranların az olması, anne-babanın tutum hataları gibi) ve duygusal bozukluklar (otizmde de geç konuşma görülmektedir) sayılmaktadır.
Fonolojik Bozukluk (Artikülasyon Bozukluğu)
Kekemelik – Ritim Bozukluğu
Gecikmiş Konuşma : Çocuğun konuşması yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından çok daha yavaşsa, o çocuğun konuşması gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Sözcük sayısı az olabilir, cümle kurmada zorlanabilir. Daha çok jest ve işaretlerle kendini ifade etmeye çalışır. Nedenleri arasında zor doğum, bozuk beden sağlığı, alt ve üst solunum yolları rahatsızlığı, iç salgı bezlerinin yetersizliği, dil, gırtlak kası iltihabı, uygun olmayan çevresel koşullar (uyaranların az olması, anne-babanın tutum hataları gibi) ve duygusal bozukluklar (otizmde de geç konuşma görülmektedir) sayılmaktadır.
Fonolojik Bozukluk (Artikülasyon Bozukluğu) : Konuşma seslerinin yanlış çıkartılması ve dilde farklı bir anlam yaratan seslerin oluşturulmasında zorluğu içerir. Kişi, yaşına ve lehçesine uygun, gelişimsel olarak çıkartması beklenen sesleri çıkartamaz. Bozukluğun şiddeti, konuşmada küçük ve önemsiz aksaklıklardan tamamen anlaşılmayan bir konuşmaya kadar değişebilir. Küçük çocuklarda bu durum sıkça görülmekle birlikte zamanla düzelmektedir. Yaş ilerledikçe beklenen düzelme gerçekleşmiyorsa yardım gerekebilir. Nedeni yapısal ve nörolojik kökenli olabilir.
Kekemelik (Ritim Bozukluğu) : Konuşmanın akışında, ritminde veya akıcılığında bir bozukluk olması durumudur. Kekemelikte konuşmadaki ritim bozukluğunun yanı sıra kaslardaki aşırı kasılma, yüzde, ellerde ve ayaklarda tikler görülebilir. Konuşmada tekrarlamalar, bloklar, uzatmalar ve eklemeler görülebilir. Nedenlerine yönelik birçok görüş olmasına rağmen, organik ve çevresel etkenler üzerinde durulmaktadır. Genellikle 2-7 yaş arasında ortaya çıkar, en çok 3-5 yaş arasında görülür. Erkek çocuklarda daha ağır seyreder. Kız-erkek oranı 1/5 tir. Yapılan araştırmalara göre kekemelik görülen kişilerin ailelerinde de kekemelik oranı yüksektir. Gerginlik ve kaygı kekemeliği artırır. Kekemelik başladıktan sonra; tırnak yeme, tikler, gece-gündüz işemeleri, korkular, obsesif davranışlar, hırçınlık gibi ek belirtilerde görülebilir. Kaynak:www.rehberogretmen.biz/konusma-bozukluklari )
Sevgilerimle..
